iletisim@bursainsaat.com
Bursa İnşaat
Murat KARİP

Yapı Sektöründe Bursa...

23 Ocak 2020 Perşembe, 18:45
496 Görüntülenme

Türkiye'nin sanayileşmede gelişen en büyük kenti olan Bursa'da yerli otomobilinde gemlik ilçesinde üretilecek olması Bursa'ya dolaylı yollar ile birlikte 100.000 iş gücü sağlayacak ve bölgeye ayrı bir cazibe katacak. Sanayileşme de böyle büyük gelişmeler yaşanırken inşaat sektörü için aynı kelimeleri sarf etmek güç.

15 yıldır Türkiye'nin lokomotif sektörlerinin başında gelen inşaat kontrolsüz bir şekilde büyüyerek bu günlerine geldi özellikle Bursa'da için ayrı değerlendirmekte fayda var o kadar çok firma ortaya çıktı ki bursa adeta bir şantiye haline geldi ama.. Sektör 2 yıldır ekonomik kriz içerisinde boğulmakta ve çıkış noktası aramakta faizlerin yükselmesi alım gücünü de düşürdü, firmaların yüksek faiz ile kredi çekmesi de ciddi problem yarattı ve çöküşün fitili ateşlendi. Ekonomik anlamda öz sermayesi olmayan ve ciddi kredi boçlanması olan firmalar ardı arkasına batmaya başladı.

Peki sadece ekonomik faktörler mi bu çöküşün sebebi: tabiki hayır.

Bursa'da hacim olarak yapılan büyük projeler kalite olarak ne yazık ki dip seviyelerde gezmekte yeni üretilen yapıları sanki on yıllık zannedersiniz. Bunun yanında belediyelerde doğru planlamalar yapılamamasından kaynaklı çarpık yapılaşmalar, mimari anlamda yanlış tasarımlar, üretim anlamında hatalı muteahitlik, satış anlamında yanlış danışmanlıklar. Ve mesleki hiçbir yeterliliği olmayan kişilerin bu sektörde bulunması, Buna benzer birçok örnek sıralayabiliriz. Yani sektör neresinden tutarsan tut elinizde kalıyor.

Peki hiç iyi olan yapı tekniklerine uygun olarak üretim yapan firma yok mu? tabi ki var ama bunlarda 5-10 firma ile sınırlı kalır.

Bu durumun ve gidişatın artık değiştirilmesi gerekmektedir, mesleki yeterliliğe sahip, yapım tekniklerine uygun üretimin yapılması, iş sağlığı ve güvenliği ile alakalı uygulamaların yapıldığı, geleneksel yöntemlerin bir kenara bırakılıp yeni yöntemler ile dijital dünyadan da faydalanarak yeni çözümler üretmeliyiz. Mesleki eğitimleri daha fazla önemseyerek önce kendimize sonra çalışan personellerimize gerekli olan vizyon ve misyonumuzu aktarmalıyız. Unutulmamalıdır ki kaliteli üretim eğitim ve işini sevmek ile  gerçekleşir.

Son olarak: tüm bunların ana yüklenicisi meslek odaları veya dernekleri olmalı meslek odaları kişilerin makam ve kendi firmaları için basamak olmaktan çıkmalı üyelerini ve meslektaşlarının haklarını savunan yapılan çalışmaların eşit bir şekilde fayda sağladığı sivil toplum kuruluşları olmalıdır. Aksi takdirde sürekli aynı konular üzerine konuşmak zurunda kalacağız. Bu günlerde Bursa'mızda yapılacak olan İMSİAD adaylarına da bu yazdıklarımızı dikkate alması dileklerimle.